şişmanca ve sarışınca bir kadın küçük pencereden karşıdaki pencereden bakan adama bağırıyor " ich liebe dich mehr wie du" ...Uyuşturucu ile bağlantısı olduğundan 4 yıldan fazla hapiste.. kadın
yatağının tavanına " knast ist zum kotzen" yazmış. Bitkileri var duvar kenarlarında ve onlardan bazılarını alan görevlilere tüm nefreti ile bağırıyor.. Hapisten çıkmak düşüncesi onu mutlu ediyor ama korkuyorda aynı zamanda dışarıda kendisinin neler beklediğini bilemiyor, Çocuklarının izini kaybetmiş kadının adını hatırlamıyorum ancak soyadı "ertugrul" ...Hayat , insanın aklının ucundan geçirmediği şeylerle başbaşa bırakabiliyor kimi zaman ...
Penceredeki adam mutlu olduğunda , sinirli olduğunda sadece yüzü ve sesi ile ona yardımcı oluyorken , şimdi tüm sıkıntılarından kendisi kurtulacak.. artık özgür ama önünde yorucu günler onu bekliyor ,bir çiftlikte iş bulup çalışmaya başlıyor , toprakla uğraşmak daha az düşünmesini sağlıyor ....Yaşam gerçekten inanılmaz , çok basit ve çok zor , elinde beyaz danteli örerken ayağının dibndeki küçük kedi yünü ile oynuyor kadını mutlu ediyor ..
Bisikletine binip , hapihane penceredeki yüzü ziyarete gidiyor...Dudağına bir öpücük kondurmaya..en zor günlerde herzaman bir ılık esinti, cılız bir ışık , bir müzik kırıntısı size yardımcı olabilir, oluyor...İnsanların bunu görmesini isterdim , bazen kendimin bile bunları görmeyecek kadar kör olduğumu düşünüyorum....Oysa orta ısıda, bol şekerli bir süt bile sizi kimi zaman çocukluğunuza getirip , tertemiz bir çocuk yapıyor :) Hadi etrafımızdaki güzel şeyleri görelim o kadar çoklar ki..onları daha çoğaltalım , kendi karanlık ,umutsuz hapishanemizden dışarı çıkalım ..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder