21 Eylül 2009 Pazartesi

Taşınmak

Evi dağıtmak , evi taşımak yeni bir başlangıç yapmak için dağıtmak...gerekli belkide, belkide gereklidir düzeltmek için bozmak bilmiyorum buna ihtiyacım var boğazlı bir kazak gibi sıkıyor beni bugün herşey ...gideceğim , varacağım yer ne denli rahat bir giysi olacak bilmiyorum ama elbisemi üzerime göre dikeceğim bunun kararını verdim.. İnsanların bana biçtiğini giymekten sıkıldım belkide ,kendime uyarlamak için çok yoruldum bazıları oldu bazıları ıııh...Geldik işte dönüm noktasına yeni bir sayfa açmaya , açarken ne çok tepki aldım , başarısız olacaksın kıyafetini hiç sevmediğim halde ailem bana yakışacağını söyledi yemedim:) kararlıyım aldığım kararla taşınıyorum kolilerde kitaplarım dergilerim , elbiselerim bavullarda , yüreğimde umut yüküyle taşınıyorum beni büyüten bu kasabadan...Her şey güzel olacağına inanarak gidiyorum yaşasın ! Taşınıyorum ...

17 Ağustos 2009 Pazartesi

sessizlik

sessizlik istiyorum , sağır olmadan , konuşmak istemiyorum dilsiz olmadan bunu herkesin yapabilmesinin istiyorum. çok şeymi istiyorum.? dinlemekten sürekli dinlemekten ,düşünmekten sürekli düşünmekten , kimseyi üzmemek adına susmaktan hep tamam evet demekten oradan oraya savrulmaktan yorgun düştüm. evime kapanıp çayımı sigaramı içmek nasıl huzur verdi bugün bana ..telefonlara dedimki ben evdeyim çıkmayacağım bugün dışarıya ..diyebildim diyebildim :) ruhum yoruluyor bu gereksiz herhangi bir yere varmayan yoğunluk , beni uzaklaştırıyor kendimden..Yarın doğacak güneşle yıkanacağım yine biliyorum..Yağmurlarla yıkanmayı istediğim halde ...

1 Ağustos 2009 Cumartesi

bir kapının eşiğinde oturmuş, sigara ve çayımı içmekteyim , uzaktan bir müzik sesi "ne nana ne nana " sağ tarafımda pembelerini açmış sardunyalar ...akşam olmakta , birazdan ezan sesi müziği susturacak.... yemeğe misafirlerimiz gelecek ve mutfağımızda bir koşuşturmaca başlayacak , mezeler ,içkiler ,ızgaralar ve tabiiki sonucunda bulaşıklar ..benim gizlendiğim yer burası ...akşamları mutfak , sabahları günbatımının bahçesi....
saklambaç oynayıp kimsenin beni bulamadığı zaman sanırım bu oyunu kazanacağım...
bir kapının eşiğinde yine çayımı ve sigaramı içeceğim beni bulsunlar diye ...

31 Temmuz 2009 Cuma

kızarmış her türlü yiyecek ne kadar lezzetli ise , ne kadar baştan çıkarıcıysa onları kızartan yağ kokusu helede üstüne, başına sinerse o kadar iştah kapatıcı oluyor nedense ...
bir şeyi güzel yaparken öte yandan bir şey yanlış oluyor başka çıkarı yok işte...yaşamda herşey böyle sanırım ...bunu düzeltemeyiz mümkün değil ...çabalamanın da anlamı yok ...
afiyetle kızartmanı ye , sonrada duş jelleriylemi istersen sabunla duşunu al ...
Yapacağın hatayı yap , sonrada Allahtan affedilmeyi dile...Tövbekar ol ...Tertemizsin işte

26 Temmuz 2009 Pazar

Huzursuzluk

Huzursuzluk gölgede güneş gibi ya da güneşli bir havada başında bulut kütlesi ile dolaşmak gibi...Gereksiz kelimelerle cümleler kurmak gibi , ya da bir cümle sürüsünün içinde hiç bir şey duymamak gibi..Huzursuzluk ; hayatta herşeyi kenara itebilecek kadar kesin kararlı , bunu düşündüğün için korkacak kadar da ürkek , Huzursuzluğu huzuru bilen kişiler çok uzaktan bile tanırlar , eski arkadaştır onlar ....
onlar bilirler ;herşey geçer , su akar yatağını bulur akar denizlere ...mola vermek gerek bazen herşeye belkide ...uzaklaşmak kelimelerden , yüzlerden ,sevdiklerinden , güneşten ,yağmurdan
samimiyetsiz merhabalardan , kendine yaklaşmak gerek belkide ...
Huzursuzluk çok tanıdık kötü arkadaştır insana, sana yaklaştığında uzaklaşman gerektiğin ...kendinden uzaklaştıkça artar huzursuzluğun ...
Herşeyin güzel olmasını istiyorsan kendine yakın olacaksın sanırım ...o kadar kolay gibi durup bu kadar zor olan bir durum olabilirmi , olur ... bunu başardığımızda huzuru yakalalacağız sanırım ...ve her şey güzel olacak :)